düzenlenmek

خُطِّطَ لِتُنَظَّمَ الْحَفْلَةُ فِي الْحَدِيقَةِ.

Parti bahçede düzenlenmek üzere planlandı.

رُتِّبَتِ الْكُتُبُ فِي الْغُرْفَةِ، وَالْآنَ كُلُّ شَيْءٍ فِي مَكَانِهِ.

Odadaki kitaplar düzenlendi, şimdi her şey yerinde.

يَجِبُ أَنْ يُعَدَّ اجْتِمَاعٌ لِمَشْرُوعٍ جَدِيدٍ.

Yeni bir proje için toplantı düzenlenmek zorunda.

Ayrıca: تَنَظَّمَ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler