جَعَلَ الْمُدِيرُ السِّكْرِتِيرَةَ تُنَظِّمُ الاجْتِمَاعَ.
Müdür, sekretere toplantıyı düzenletti.
جَعَلَ الْمُدِيرُ السِّكْرِتِيرَةَ تُنَظِّمُ الاجْتِمَاعَ.
Müdür, sekretere toplantıyı düzenletti.
كَلَّفَ الْمُعَلِّمُ الطُّلَّابَ بِتَنْظِيمِ الْفَصْلِ.
Öğretmen, öğrencilere sınıfı düzenletti.