düzensizlik

الْفَوْضَى فِي الْغُرْفَةِ تُزْعِجُنِي.

Odadaki düzensizlik beni rahatsız ediyor.

عَدَمُ انْتِظَامِ ضَرَبَاتِ الْقَلْبِ اسْتَدْعَى ذَهَابَهُ إِلَى الطَّبِيبِ.

Kalp atışlarındaki düzensizlik doktora gitmesini gerektirdi.

التَّشَوُّشُ بَيْنَ الْأَوْرَاقِ أَبْطَأَ الْعَمَلَ.

Evraklar arasındaki düzensizlik işleri yavaşlattı.

İlişkili Kelimeler