düzey

كُلَّمَا ارْتَفَعَ مُسْتَوَى التَّعْلِيمِ، زَادَتْ فُرَصُ الْحُصُولِ عَلَى وَظِيفَةٍ.

Eğitim düzeyi yükseldikçe iş bulma olasılığı artar.

دَرَجَةُ صُعُوبَةِ هَذَا الِامْتِحَانِ عَالِيَةٌ جِدًّا.

Bu sınavın zorluk derecesi oldukça yüksek.

مَرْتَبَة — مَرَاتِب

مَرْكَزُهُ فِي الشَّرِكَةِ فِي مَرْتَبَةٍ عَالِيَةٍ.

Şirketteki konumu yüksek bir mertebede.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler