düzgünlük

لَفَتَ انْتِبَاهِي عَلَى الْفَوْرِ انْتِظَامُ الْغُرْفَةِ.

Odanın düzgünlüğü hemen dikkatimi çekti.

أَثَّرَ فِي تَرْتِيبُ الْأَشْيَاءِ عَلَى الْمَكْتَبِ.

Masadaki eşyaların düzgünlüğü beni etkiledi.

بِفَضْلِ سَلَاسَةِ الطَّرِيقِ، قُمْنَا بِرِحْلَةٍ مُرِيحَةٍ.

Yolun düzgünlüğü sayesinde rahat bir yolculuk yaptık.

İlişkili Kelimeler