düzlenmek

مِنَ المُتَوَقَّعِ أَنْ يَتَسَوَّى السَّطْحُ تِلْقَائِيًّا بَعْدَ صَبِّ الخَرَسَانَةِ، وَلَكِنْ قَدْ يَلْزَمُ التَّدَخُّلُ فِي بَعْضِ الأَحْيَانِ.

Beton döküldükten sonra yüzeyin kendiliğinden düzlenmesi beklenir, ancak bazen müdahale gerekebilir.

أَصْبَحَ الأَرْضُ الخَشَبِيَّةُ القَدِيمَةُ مُسْتَوِيَةً أَخِيرًا بَعْدَ عَمَلِيَّةِ تَرْمِيمٍ طَوِيلَةٍ.

Eski ahşap zemin, uzun bir restorasyon sürecinden sonra nihayet düzlendi.