düzmece

أَلْقَتِ الشُّرْطَةُ الْقَبْضَ عَلَى رَجُلٍ يَبِيعُ نُقُودًا مُزَيَّفَةً فِي السُّوقِ.

Polis, pazarda düzmece para satan bir adamı yakaladı.

حَاوَلَتِ الشَّرِكَةُ جَذْبَ الْعُمَلَاءِ مِنْ خِلَالِ تَنْظِيمِ مُسَابَقَةٍ مُفْتَعَلَةٍ.

Şirket, düzmece bir yarışma düzenleyerek müşteri çekmeye çalıştı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler