عَادَةً مَا لَا يَجِدُ الْأَشْخَاصُ الْمُنْفَتِحُونَ صُعُوبَةً فِي تَكْوِينِ صَدَاقَاتٍ جَدِيدَةٍ.
Dışa dönük insanlar genellikle yeni arkadaşlar edinmekte zorlanmazlar.
عَادَةً مَا لَا يَجِدُ الْأَشْخَاصُ الْمُنْفَتِحُونَ صُعُوبَةً فِي تَكْوِينِ صَدَاقَاتٍ جَدِيدَةٍ.
Dışa dönük insanlar genellikle yeni arkadaşlar edinmekte zorlanmazlar.
إِنَّهُ طِفْلٌ اجْتِمَاعِيٌّ لِلْغَايَةِ، وَيَتَوَاصَلُ دَائِمًا مَعَ النَّاسِ.
O çok dışa dönük bir çocuk, her zaman insanlarla iletişim kuruyor.
بِفَضْلِ شَخْصِيَّتِهِ الِانْبِسَاطِيَّةِ، حَقَّقَ نَجَاحًا كَبِيرًا فِي عَمَلِهِ.
Dışa dönük kişiliği sayesinde işinde çok başarılı oldu.