dıştan

يَبْدُو هَذَا الْمَبْنَى جَمِيلًا جِدًّا مِنَ الْخَارِجِ وَلَكِنْ يَجِبُ عَلَيْكَ رُؤْيَةُ الدَّاخِلِ أَيْضًا.

Bu bina dıştan çok güzel görünüyor ama içini de görmelisin.

ظَاهِرِيًّا، يَبْدُو كُلُّ شَيْءٍ عَلَى مَا يُرَامُ، وَلَكِنَّ الْحَقِيقَةَ قَدْ تَكُونُ مُخْتَلِفَةً.

Dıştan bakıldığında her şey yolunda gibi görünüyor, ancak gerçek farklı olabilir.

لَا يُمْكِنُ حَلُّ هَذِهِ الْمُشْكِلَةِ بِشَكْلٍ خَارِجِيٍّ، يَجِبُ إِيجَادُ حَلٍّ دَاخِلِيٍّ.

Bu sorun dıştan çözülemez, içsel bir çözüm bulmak gerekiyor.