dırdırcı

مُتَذَمِّر — مُتَذَمِّرُون

جَارَتُنَا شَخْصٌ مُتَذَمِّرٌ لِلْغَايَةِ، إِنَّهَا تَشْتَكِي مِنْ كُلِّ شَيْءٍ.

Komşumuz çok dırdırcı biri, her şeyden şikayet ediyor.

أَبِي شَخْصٌ نَقَّاقٌ بَعْضَ الشَّيْءِ، لَكِنَّهُ فِي الْوَاقِعِ ذُو نَوَايَا حَسَنَةٍ.

Babam biraz dırdırcı biridir, ama aslında iyi niyetli.

عَادَةً مَا يُتْعِبُ الْأَشْخَاصُ الثَرْثَارُونَ الْآخَرِينَ.

Dırdırcı insanlar genellikle başkalarını yorarlar.

İlişkili Kelimeler