dadaş

كُنْتُ حَزِينًا جِدًّا لِأَنَّ أَخِي ذَهَبَ إِلَى الْجَيْشِ وَسَأَفْتَقِدُهُ كَثِيرًا.

Dadaşım askere gittiği için çok üzgündüm ve onu çok özleyeceğim.

شَابّ — شُبَّان

كَانَ الشَّابُّ مَعْرُوفًا بِأَنَّهُ أَشْجَعُ وَأَقْوَى شَخْصٍ فِي الْقَرْيَةِ.

Dadaş delikanlı, köyün en cesur ve güçlü insanı olarak bilinirdi.

صَدِيق — أَصْدِقَاء

مَرْحَبًا يَا صَدِيقِي، كَيْفَ حَالُكَ الْيَوْمَ، مَا أَجْمَلَ رُؤْيَتَكَ!

Selam dadaş, nasılsın bugün, seni görmek ne güzel!

İlişkili Kelimeler