كُنْتُ حَزِينًا جِدًّا لِأَنَّ أَخِي ذَهَبَ إِلَى الْجَيْشِ وَسَأَفْتَقِدُهُ كَثِيرًا.
Dadaşım askere gittiği için çok üzgündüm ve onu çok özleyeceğim.
كُنْتُ حَزِينًا جِدًّا لِأَنَّ أَخِي ذَهَبَ إِلَى الْجَيْشِ وَسَأَفْتَقِدُهُ كَثِيرًا.
Dadaşım askere gittiği için çok üzgündüm ve onu çok özleyeceğim.
كَانَ الشَّابُّ مَعْرُوفًا بِأَنَّهُ أَشْجَعُ وَأَقْوَى شَخْصٍ فِي الْقَرْيَةِ.
Dadaş delikanlı, köyün en cesur ve güçlü insanı olarak bilinirdi.
مَرْحَبًا يَا صَدِيقِي، كَيْفَ حَالُكَ الْيَوْمَ، مَا أَجْمَلَ رُؤْيَتَكَ!
Selam dadaş, nasılsın bugün, seni görmek ne güzel!