الْأَطْفَالُ يُدْمِنُونَ عَلَى الْوَجَبَاتِ السَّرِيعَةِ كَثِيرًا، وَهَذَا ضَارٌّ بِصِحَّتِهِمْ.
Çocuklar abur cubura çok dadanıyorlar, bu da sağlıkları için zararlı.
الْأَطْفَالُ يُدْمِنُونَ عَلَى الْوَجَبَاتِ السَّرِيعَةِ كَثِيرًا، وَهَذَا ضَارٌّ بِصِحَّتِهِمْ.
Çocuklar abur cubura çok dadanıyorlar, bu da sağlıkları için zararlı.
أَتَرَدَّدُ عَلَى هَذَا الْمَتْجَرِ كَثِيرًا لِأَنَّ لَدَيْهِ مُنْتَجَاتٍ طَازَجَةً دَائِمًا.
Bu dükkana çok dadanıyorum çünkü her zaman taze ürünler var.