أَرْجُوكُمْ أَدْرِجُونِي فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ، أُرِيدُ أَنْ أُسَاعِدَ أَيْضًا.
Lütfen beni de bu projeye dâhil edin, ben de yardım etmek istiyorum.
أَرْجُوكُمْ أَدْرِجُونِي فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ، أُرِيدُ أَنْ أُسَاعِدَ أَيْضًا.
Lütfen beni de bu projeye dâhil edin, ben de yardım etmek istiyorum.
يَجِبُ أَنْ يُضَمِّنَ هَذَا التَّقْرِيرُ جَمِيعَ الْمَعْلُومَاتِ الْهَامَّةِ.
Bu rapor, tüm önemli bilgileri dâhil etmelidir.
يَجِبُ أَنْ نُشْرِكَ جَمِيعَ مُدِيرِي الْأَقْسَامِ فِي الِاجْتِمَاعِ.
Toplantıya tüm departman yöneticilerini dâhil etmeliyiz.