dakika

دَقِيقَة — دَقَائِق

سَيَبْدَأُ الِاجْتِمَاعُ بَعْدَ عَشْرِ دَقَائِقَ، يُرْجَى الْجُلُوسُ فِي أَمَاكِنِكُمْ.

Toplantı on dakika sonra başlayacak, lütfen yerlerinizi alın.

هَلْ يُمْكِنُكَ الِانْتِظَارُ لَحْظَةً، سَآتِي عَلَى الْفَوْرِ.

Bir dakika bekler misiniz, hemen geliyorum.