لَدَغَتْنِي نَحْلَةٌ فِي ذِرَاعِي وَبَدَأَتْ فِي الِانْتِفَاخِ عَلَى الْفَوْرِ.
Arı beni kolumdan daladı ve hemen şişmeye başladı.
لَدَغَتْنِي نَحْلَةٌ فِي ذِرَاعِي وَبَدَأَتْ فِي الِانْتِفَاخِ عَلَى الْفَوْرِ.
Arı beni kolumdan daladı ve hemen şişmeye başladı.
عَضَّ الْكَلْبُ وَهُوَ يَنْبَحُ عِنْدَمَا رَأَى شَخْصًا غَرِيبًا.
Köpek, yabancı birini görünce havlayarak daladı.