dalgıç

فَحَصَ الغَوَّاصُ السَّفِينَةَ الغَارِقَةَ فِي أَعْمَاقِ البَحْرِ.

Dalgıç, denizin derinliklerinde batık gemiyi inceledi.

يَتَطَلَّبُ الْأَمْرُ سَنَوَاتٍ عَدِيدَةً مِنَ التَّدْرِيبِ لِتُصْبِحَ غَطَّاسًا مُحْتَرِفًا.

Profesyonel bir dalgıç olmak için uzun yıllar eğitim almak gerekiyor.

يَلْعَبُ رِجَالُ الضِّفْدَعِ دَوْرًا مُهِمًّا فِي عَمَلِيَّاتِ الْبَحْثِ وَالْإِنْقَاذِ تَحْتَ الْمَاءِ.

Dalgıçlar, su altı arama kurtarma operasyonlarında önemli rol oynarlar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler