dalga

مَوْجَة — مَوْجَات

رَأَيْنَا مَوْجَةً كَبِيرَةً تَأْتِي مِنَ الْبَحْرِ، فَرَكَضَ الْأَطْفَالُ بَعِيدًا عَنِ الْمَاءِ.

Denizden gelen büyük bir dalga gördük, çocuklar da sudan uzağa koştu.

مَوْج — أَمْوَاج

ارْتَفَعَ الْمَوْجُ فِي الْبَحْرِ بِسَبَبِ الْعَاصِفَةِ.

Fırtına nedeniyle denizde dalgalar yükseldi.

عِنْدَمَا هَبَّتِ الرِّيحُ فِي الْحَقْلِ، رَأَيْنَا الْقَمْحَ يَتَمَوَّجُ مِثْلَ الْبَحْرِ.

Tarlada rüzgâr esince buğdayın deniz gibi dalga dalga hareket ettiğini gördük.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler