dallamak

Anlamlar

قَلَّمَ — يُقَلِّمُ · تَقْلِيم

قام البستاني بتقليم أغصان الأشجار لتنمو بشكل أفضل.

Bahçıvan, ağaçların daha iyi büyümesi için dallarını dalladı.

صَرَفَ — يَصْرِفُ · صَرْف

صرف المدير الموظف عن المهام غير الضرورية لضمان تركيزه على مهمته الرئيسية.

Patron, çalışanını gereksiz işlerden dallayarak asıl görevine odaklanmasını sağladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler