dalmak

غَاصَ الْغَوَّاصُ الْمُحْتَرِفُ نَحْوَ أَعْمَاقِ الْبَحْرِ.

Profesyonel dalgıç, denizin derinliklerine doğru daldı.

غَطَسَ السَّبَّاحُ فِي الْمَاءِ الْبَارِدِ بِسُرْعَةٍ كَبِيرَةٍ دُونَ تَرَدُّدٍ.

Yüzücü tereddüt etmeden soğuk suya çok hızlı bir şekilde daldı.

اِنْغَمَسَ الْوَلَدُ فِي الْمَاءِ.

Çocuk suya daldı.

Ayrıca: تَغَطَّسَ، اِسْتَغْرَقَ

Eşdizimler