لَقَدْ وَضَعْنَا غِطَاءً مُرَبَّعًا أَحْمَرَ وَأَبْيَضَ لِلنُّزْهَةِ وَوَضَعْنَا شَطَائِرَنَا عَلَيْهِ.
Piknik için kırmızı beyaz damalı bir örtü serdik ve sandviçlerimizi üzerine koyduk.
لَقَدْ وَضَعْنَا غِطَاءً مُرَبَّعًا أَحْمَرَ وَأَبْيَضَ لِلنُّزْهَةِ وَوَضَعْنَا شَطَائِرَنَا عَلَيْهِ.
Piknik için kırmızı beyaz damalı bir örtü serdik ve sandviçlerimizi üzerine koyduk.
الْقَمِيصُ الْمُفَضَّلُ لِابْنِي هُوَ الْقَمِيصُ الَّذِي يَحْتَوِي عَلَى نَقْشَةِ الدَّامَا بِاللَّوْنَيْنِ الْأَسْوَدِ وَالْأَبْيَضِ.
Oğlumun en sevdiği gömlek, siyah beyaz damalı desene sahip olanıdır.