danışık

هَذِهِ لُعْبَةُ تَوَاطُؤٍ، لَيْسَتْ حَقِيقِيَّةً.

Bu danışık bir oyun, gerçek değil.

لَقَدْ فَهِمْتُ أَنَّهُ كَانَ اتِّفَاقًا سِرِّيًّا، لِأَنَّ كُلَّ شَيْءٍ تَطَوَّرَ بِسُهُولَةٍ بَالِغَةٍ.

Danışık olduğunu anlamıştım, çünkü her şey çok kolay gelişti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler