تَعْمَلُ شَرِكَتُنَا مَعَ مُسْتَشَارٍ مُتَخَصِّصٍ فِي مَجَالِ الْقَانُونِ.
Şirketimiz, hukuk alanında uzman bir danışmanla çalışıyor.
تَعْمَلُ شَرِكَتُنَا مَعَ مُسْتَشَارٍ مُتَخَصِّصٍ فِي مَجَالِ الْقَانُونِ.
Şirketimiz, hukuk alanında uzman bir danışmanla çalışıyor.
اِقْتَرَحَ خَبِيرٌ اقْتِصَادِيٌّ، وَهُوَ مُسْتَشَارُ رَئِيسِ الْوُزَرَاءِ، سِيَاسَاتٍ جَدِيدَةً.
Başbakanın ekonomi danışmanı, yeni politikalar önerdi.
يُمْكِنُ لِلطُّلَّابِ الرُّجُوعُ إِلَى مُرْشِدٍ لِلتَّخْطِيطِ الْمِهْنِيِّ.
Öğrenciler, kariyer planlaması için bir danışmana başvurabilirler.
اِسْتِشَارِيّ، مُشِير، مُرْشِدَة