dank

أَدْرَكَ فَجْأَةً، مَرَّتْ كُلُّ الْحَقَائِقِ أَمَامَ عَيْنَيْهِ.

Birden dank etti, bütün gerçekler gözünün önünden geçti.

عِنْدَمَا شَرَحْتُ الْأَمْرَ، اسْتَوْعَبَ فَجْأَةً، فَهِمَ مَا كُنْتُ أَقْصِدُهُ.

Olayı anlatınca dank etti, ne demek istediğimi anladı.

بَعْدَ فَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ انْتَبَهَ فَجْأَةً، أَدْرَكَ كَمْ كَانَ عَلَى حَقٍّ.

Uzun süre sonra dank etti, aslında ne kadar haklı olduğunu fark etti.

İlişkili Kelimeler