إنه حساس للغاية لدرجة أنه لا يستطيع تحمل أدنى انتقاد.
O kadar darılgan ki, en ufak bir eleştiriye bile dayanamıyor.
إنه حساس للغاية لدرجة أنه لا يستطيع تحمل أدنى انتقاد.
O kadar darılgan ki, en ufak bir eleştiriye bile dayanamıyor.
نظرا لكونه سريع الغضب، فإنه يجد صعوبة في العلاقات مع الناس.
Darılgan bir yapısı olduğu için, insanlarla ilişkileri zor oluyor.
رد الطفل على كلمات والدته بطريقة زعلانة.
Çocuk, annesinin sözlerine darılgan bir şekilde karşılık verdi.