darbelemek

يُحَاوِلُ الْعُمَّالُ تَسْوِيَةَ الْخَرَسَانَةِ عَنْ طَرِيقِ ضَرْبِهَا بِقُضْبَانٍ حَدِيدِيَّةٍ.

İşçiler, demir çubuklarla betonu darbeleyerek düzeltmeye çalışıyorlar.

تَضْرِبُ الْأَمْوَاجُ الصُّخُورَ بِاسْتِمْرَارٍ وَتَتَسَبَّبُ فِي تَآكُلِهَا.

Dalgalar, kayaları sürekli darbeleyerek aşındırıyor.

İlişkili Kelimeler