يُفَكِّرُ فِي تَرْكِ الْعَمَلِ لِأَنَّ رَئِيسَهُ يُزْعِجُهُ بِاسْتِمْرَارٍ.
Patronu sürekli onu darladığı için işten ayrılmayı düşünüyor.
يُفَكِّرُ فِي تَرْكِ الْعَمَلِ لِأَنَّ رَئِيسَهُ يُزْعِجُهُ بِاسْتِمْرَارٍ.
Patronu sürekli onu darladığı için işten ayrılmayı düşünüyor.
بَدَأَتِ الضَّرَائِبُ الْمُرْتَفِعَةُ فِي تَضْيِيقِ الْخِنَاقِ عَلَى الشَّرِكَاتِ.
Yüksek vergiler, işletmeleri darlamaya başladı.