darlanmak

بَدَأْتُ أَضِيقُ مِنْ فِعْلِ نَفْسِ الْأَشْيَاءِ بِاسْتِمْرَارٍ، يَجِبُ أَنْ أُجَرِّبَ أَشْيَاءَ جَدِيدَةً.

Sürekli aynı şeyleri yapmaktan darlanmaya başladım, yeni bir şeyler denemeliyim.

أَنْزَعِجُ مِنِ انْتِقَادَاتِ الْآخَرِينَ الْمُسْتَمِرَّةِ، يَجِبُ أَنْ أَرْسُمَ طَرِيقِي الْخَاصَّ.

Başkalarının sürekli eleştirilerinden darlanıyorum, kendi yolumu çizmeliyim.

İlişkili Kelimeler