dayanmak

لَا أَعْرِفُ كَيْفَ أَتَحَمَّلُ هَذِهِ الصُّعُوبَةَ.

Bu zorluğa nasıl dayanacağımı bilmiyorum.

نَجَحَ فِي الْبَقَاءِ صَامِدًا رَغْمَ كُلِّ الصُّعُوبَاتِ، أَيْ أَنَّهُ تَحَمَّلَ بِشَكْلٍ جَيِّدٍ لِلْغَايَةِ.

Bütün zorluklara rağmen ayakta kalmayı başardı, yani çok iyi dayandı.

قَاوَمَ هَذَا الْمَبْنَى الْقَدِيمُ الزَّلَازِلَ لِسَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ.

Bu eski bina yıllarca depremlere dayandı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler