değer

قِيمَة — قِيَم

قَالَ الْبَائِعُ إِنَّ قِيمَةَ هَذِهِ السَّاعَةِ الْقَدِيمَةِ عَالِيَةٌ جِدًّا.

Satıcı, bu eski saatin değerinin çok yüksek olduğunu söyledi.

يَقُولُ مُعَلِّمُنَا دَائِمًا إِنَّ لِلْوَقْتِ أَهَمِّيَّةً كَبِيرَةً فِي حَيَاتِنَا.

Öğretmenimiz her zaman zamanın hayatımızda büyük bir değeri olduğunu söyler.

تَقْدِير — تَقَادِير

إِنَّ تَقْدِيرَ النَّاسِ لِبَعْضِهِمُ الْبَعْضِ يَخْلُقُ مُجْتَمَعًا أَكْثَرَ سَعَادَةً.

İnsanların birbirine değer vermesi, daha mutlu bir toplum yaratır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler