değerlendirmek

خَصَّصَ المُعَلِّمُ وَقْتًا لِتَقْيِيمِ أَوْرَاقِ امْتِحَانِ الطُّلَّابِ بِعِنَايَةٍ.

Öğretmen, öğrencilerin sınav kağıtlarını dikkatlice değerlendirmek için zaman ayırdı.

تَقُومُ الشَّرِكَةُ بِتَقْدِيرِ أَدَاءِ الْمُوَظَّفِينَ بِانْتِظَامٍ.

Şirket, çalışanların performansını düzenli olarak değerlendirmektedir.

اِسْتَثْمَرَ وَقْتَهُ جَيِّدًا فِي الدِّرَاسَةِ.

Zamanını ders çalışmakta iyi değerlendirdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler