değerli

هَذِهِ الْمِزْهَرِيَّةُ الْأَثَرِيَّةُ هِيَ تِذْكَارٌ ثَمِينٌ لِلْغَايَةِ لِعَائِلَتِنَا.

Bu antika vazo, ailemiz için çok değerli bir hatıradır.

لَقَدْ أَثْبَتَ أَنَّهُ مُوَظَّفٌ قَيِّمٌ لِلْغَايَةِ بِالنِّسْبَةِ لِلشَّرِكَةِ.

O, şirket için çok değerli bir çalışan olduğunu kanıtladı.

هَذَا الْخَاتَمُ مُزَيَّنٌ بِأَحْجَارٍ نَفِيسَةٍ لِلْغَايَةِ.

Bu yüzük, çok değerli taşlarla süslenmiş.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler