değersiz

إِنَّهُ يُظْهِرُ فِي كُلِّ فُرْصَةٍ أَنَّهُ شَخْصٌ حَقِيرٌ لِلْغَايَةِ.

O, çok değersiz bir insan olduğunu her fırsatta gösteriyor.

أَصْبَحَتْ مُعْظَمُ هَذِهِ الْأَشْيَاءِ الْقَدِيمَةِ عَدِيمَةَ الْقِيمَةِ الْآنَ.

Bu eski eşyaların çoğu artık değersiz hale geldi.

لَا يَسْتَحِقُّ تَضْيِيعُ الْوَقْتِ فِي مِثْلِ هَذِهِ الْمَوَاضِيعِ التَّافِهَةِ.

Böylesine değersiz konularla zaman kaybetmeye değmez.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler