değersizleştirmek

تُحَاوِلُ الشَّرِكَةُ الْمُنَافِسَةُ تَقْلِيلَ قِيمَةِ مُنْتَجِنَا مِنْ خِلَالِ الْحَمَلَاتِ.

Rakip firma, kampanyalarla ürünümüzü değersizleştirmeye çalışıyor.

يُمْكِنُ لِلْأَخْبَارِ الْكَاذِبَةِ أَنْ تَجْعَلَ سُمْعَةَ وَسَائِلِ الْإِعْلَامِ بِلَا قِيمَةٍ.

Yalan haberler, medyanın itibarını değersizleştirebilir.

يَجِبُ أَنْ تَتَوَقَّفَ عَنْ مُحَاوَلَةِ إِهَانَةِ النَّاسِ بِسُلُوكِكَ الْفَظِّ.

Kaba davranışlarıyla insanları değersizleştirmeye çalışmaktan vazgeçmelisin.

Ayrıca: تَحْقِير