deşifre

تَمَكَّنَ الْجَاسُوسُ مِنَ الْوُصُولِ إِلَى مَعْلُومَاتٍ مُهِمَّةٍ عَنْ طَرِيقِ فَكِّ الرِّسَالَةِ السِّرِّيَّةِ.

Casus, gizli mesajı deşifre ederek önemli bilgilere ulaştı.

عِنْدَمَا انْكَشَفَتْ خُطَطُ الْعَدُوِّ، تَخَلَّوْا عَنِ الْهُجُومِ.

Düşmanın planları deşifre olunca saldırıdan vazgeçtiler.

İlişkili Kelimeler