deşifre etmek

اجْتَهَدَ الْجَوَاسِيسُ كَثِيرًا لِفَكِّ شِفْرَةِ الرِّسَالَةِ السِّرِّيَّةِ.

Casuslar gizli mesajı deşifre etmek için çok uğraştılar.

كَشَفَتِ الشُّرْطَةُ هُوِيَّةَ الرَّجُلِ الَّذِي كَانَ يَتَجَوَّلُ بِهُوِيَّةٍ مُزَيَّفَةٍ.

Polis, sahte kimlikle dolaşan adamı deşifre etti.