defetme

نَجَحَتْ خُطَّةُ طَرْدِ الْعَدُوِّ.

Düşmanı defetme planı başarılı oldu.

تَسْتَمِرُّ جُهُودُ إِبْعَادِ الْخَطَرِ.

Tehlikeyi defetme çabaları devam ediyor.

كَانَتِ الْقُدْرَةُ عَلَى صَدِّ الْهُجُومِ مُهِمَّةً لِلْغَايَةِ.

Saldırıyı defetme yeteneği çok önemliydi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler