دَفْتَر — دَفَاتِر
أَعَدَّ الطُّلَّابُ دَفَاتِرَهُمْ وَأَقْلَامَهُمْ لِتَدْوِينِ الْمُلَاحَظَاتِ.
Öğrenciler not almak için defterlerini ve kalemlerini hazırladılar.
أَعَدَّ الطُّلَّابُ دَفَاتِرَهُمْ وَأَقْلَامَهُمْ لِتَدْوِينِ الْمُلَاحَظَاتِ.
Öğrenciler not almak için defterlerini ve kalemlerini hazırladılar.
اشْتَرَيْتُ كُرَّاسًا جَدِيدًا لِتَدْوِينِ مُلَاحَظَاتِ الْمُحَاضَرَةِ.
Ders notları almak için yeni bir defter aldım.
تُسَجِّلُ الشَّرِكَةُ جَمِيعَ إِيرَادَاتِهَا وَمَصْرُوفَاتِهَا فِي سِجِلٍّ.
Şirket, tüm gelir ve giderlerini bir deftere kaydeder.
كُرَّاسَة، كَشْكُول