delege

كَانَ المُوفَدُ يَحْمِلُ رِسَالَةً هَامَّةً مِنَ الرَّئِيسِ إِلَى المَلِكِ.

Delege, cumhurbaşkanından krala önemli bir mesaj taşıyordu.

حَضَرَ مَنْدُوبُونَ مِنْ كُلِّ مَدِينَةٍ إِلَى الْمُؤْتَمَرِ وَتَمَّ اتِّخَاذُ قَرَارَاتٍ مُهِمَّةٍ.

Kongreye her şehirden delegeler katıldı ve önemli kararlar alındı.

اخْتَارَ الْحِزْبُ مُفَوَّضًا مِنْ كُلِّ مِنْطَقَةٍ لِجَمْعِيَّتِهِ الْعُمُومِيَّةِ.

Parti, genel kurulu için her bölgeden bir delege seçti.

İlişkili Kelimeler