لَا تُحَاوِلْ أَنْ تُغْضِبَنِي بِالْكَذِبِ!
Yalan söyleyerek beni delirtmeye çalışma!
لَا تُحَاوِلْ أَنْ تُغْضِبَنِي بِالْكَذِبِ!
Yalan söyleyerek beni delirtmeye çalışma!
هَذَا الضَّجِيجُ يُجَنِّنُنِي.
Bu gürültü beni delirtiyor.
أَرَدْتُ أَنْ أُثِيرَ جُنُونَهُ بِالْغَيْرَةِ.
Onu kıskançlıkla delirtmek istedim.