... delisi (olmak)

إِنَّهُ رَجُلٌ مَهْوُوسٌ بِكُرَةِ الْقَدَمِ، يُشَاهِدُ جَمِيعَ الْمُبَارَيَاتِ.

O, futbol delisi bir adamdır, bütün maçları izler.

أَنَا عَاشِقٌ لِلشُّوكُولَاتَةِ، يَجِبُ أَنْ آكُلَهَا كُلَّ يَوْمٍ.

Ben çikolata delisiyim, her gün mutlaka yerim.

ابْنَتِي أَصْبَحَتْ مَجْنُونَةً بِالرَّسْمِ، إِنَّهَا تَرْسُمُ بِاسْتِمْرَارٍ.

Kızım resim delisi oldu, sürekli çizim yapıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler