أَدْلَى الْوَزِيرُ بِتَصْرِيحٍ حَوْلَ الْمَوْضُوعِ.
Bakan, konuyla ilgili demeç verdi.
أَدْلَى الْوَزِيرُ بِتَصْرِيحٍ حَوْلَ الْمَوْضُوعِ.
Bakan, konuyla ilgili demeç verdi.
صَرَّحَ الرَّئِيسُ لِلصَّحَفِيِّينَ.
Başkan gazetecilere demeç verdi.
أَعْطَى مَسْؤُولُ الشَّرِكَةِ بَيَانًا فِي الْمُؤْتَمَرِ الصَّحَفِيِّ.
Şirket yetkilisi basın toplantısında demeç verdi.