إِذَنْ، يَجِبُ عَلَيْنَا أَنْ نَعْمَلَ بِجِدٍّ أَكْبَرَ لِتَحْقِيقِ هَذَا الْعَمَلِ.
Demek ki bu işi başarmak için daha çok çalışmalıyız.
إِذَنْ، يَجِبُ عَلَيْنَا أَنْ نَعْمَلَ بِجِدٍّ أَكْبَرَ لِتَحْقِيقِ هَذَا الْعَمَلِ.
Demek ki bu işi başarmak için daha çok çalışmalıyız.
هَذَا يَعْنِي أَنَّ اجْتِمَاعَ الْغَدِ قَدْ أُلْغِيَ.
Demek oluyor ki, yarınki toplantı iptal edildi.
هَذَا يَدُلُّ عَلَى أَنَّ نَتَائِجَ الِامْتِحَانِ جَاءَتْ أَفْضَلَ مِنَ الْمُتَوَقَّعِ.
Demek ki, sınav sonuçları beklenenden daha iyi geldi.