بَدَأَ الْمُزَارِعُ الْعَمَلَ فِي وَقْتٍ مُبَكِّرٍ لِتَحْزِيمِ الْمَحَاصِيلِ فِي الْحَقْلِ.
Çiftçi, tarladaki ekinleri demetlemek için erkenden işe başladı.
بَدَأَ الْمُزَارِعُ الْعَمَلَ فِي وَقْتٍ مُبَكِّرٍ لِتَحْزِيمِ الْمَحَاصِيلِ فِي الْحَقْلِ.
Çiftçi, tarladaki ekinleri demetlemek için erkenden işe başladı.
اسْتَخْدَمَ أَمِينُ المَكْتَبَةِ الحِبَالَ لِرَزْمِ الكُتُبِ القَدِيمَةِ.
Kütüphaneci, eski kitapları demetlemek için ipler kullandı.