كَانَ الْحَدَّادُ فِي الْقَرْيَةِ يَصْنَعُ وَيُصْلِحُ حَدَوَاتِ الْخُيُولِ.
Köydeki demirci, atların nallarını yapıyor ve tamir ediyordu.
كَانَ الْحَدَّادُ فِي الْقَرْيَةِ يَصْنَعُ وَيُصْلِحُ حَدَوَاتِ الْخُيُولِ.
Köydeki demirci, atların nallarını yapıyor ve tamir ediyordu.
كَانَ صَانِعُ الْحَدِيدِ يَصْنَعُ أَدَوَاتٍ مُخْتَلِفَةً وَحُلِيَّ مِنَ الْحَدِيدِ.
Demirci, demirden çeşitli aletler ve süs eşyaları yapıyordu.