denaet

لَقَدْ صَدَمَتْنِي دَنَاءَتُهُ هَذِهِ كَثِيرًا.

Onun bu denaeti beni çok şaşırttı.

هُنَاكَ خِسَّةٌ كَبِيرَةٌ فِي هَذَا السُّلُوكِ.

Bu davranışında büyük bir denaet var.

الْوَضَاعَةُ صِفَةٌ تَحُطُّ مِنْ قَدْرِ الْإِنْسَانِ.

Denaet, insanı küçük düşüren bir özelliktir.

İlişkili Kelimeler