denetimci

قَامَ الْمُدَقِّقُ بِفَحْصِ السِّجِلَّاتِ الْمَالِيَّةِ لِلشَّرِكَةِ.

Denetimci, şirketin mali kayıtlarını inceledi.

يَعْمَلُ أَبِي مُرَاقِبًا فِي الْمَصْنَعِ.

Babam fabrikada denetimci olarak çalışıyor.

قَامَ مُفَتِّشُ السَّلَامَةِ بِتَقْيِيمِ السَّلَامَةِ مِنَ الْحَرَائِقِ فِي الْمَبْنَى.

Güvenlik denetimcisi, binanın yangın güvenliğini değerlendirdi.

İlişkili Kelimeler