denk düşmek

تَزَامَنَتْ عُطْلَتُنَا تَمَامًا مَعَ وَقْتِ الْمِهْرَجَانِ، لِذَلِكَ يَبْدُو أَنَّنَا سَنَسْتَمْتِعُ كَثِيرًا.

Tatilimiz tam da festival zamanına denk düştü, bu yüzden çok eğleneceğiz gibi görünüyor.

اِتَّفَقَ مَوْعِدُ سَفَرِي مَعَ عُطْلَةِ أَخِي.

Seyahat tarihim kardeşimin tatiline denk düştü.

صَادَفَ أَنَّ رِحْلَةَ عَمَلِي تَزَامَنَتْ مَعَ عِيدِ مِيلَادِ صَدِيقِي، لِذَلِكَ لَنْ أَتَمَكَّنَ مِنْ مُفَاجَأَتِهِ.

İş seyahatim, arkadaşımın doğum gününe denk düştüğü için ona sürpriz yapamayacağım.

İlişkili Kelimeler