denklemek

تُخَطِّطُ الْحُكُومَةُ لِتَطْبِيقِ ضَرَائِبَ جَدِيدَةٍ لِمُعَادَلَةِ الْمِيزَانِيَّةِ.

Hükümet, bütçeyi denklemek için yeni vergiler uygulamayı planlıyor.

اتَّخَذَتِ الشَّرِكَةُ تَدَابِيرَ مُخْتَلِفَةً لِتَسْوِيَةِ دَخْلِهَا وَمَصْرُوفَاتِهَا.

Şirket, gelir ve giderlerini denklemek için çeşitli önlemler aldı.

قَالَ خَبِيرُ التَّغْذِيَةِ إِنَّهُ يَجِبُ مُوَازَنَةُ النِّظَامِ الْغِذَائِيِّ لِحَيَاةٍ صِحِّيَّةٍ.

Beslenme uzmanı, sağlıklı bir yaşam için diyeti denklemek gerektiğini söyledi.

İlişkili Kelimeler