depreşmek

إِذَا لَمْ يَتِمَّ عِلَاجُ نَزَلَاتِ الْبَرْدِ، فَقَدْ تَتَفَاقَمُ الْأَعْرَاضُ وَتُؤَدِّي إِلَى مَشَاكِلَ خَطِيرَةٍ.

Soğuk algınlığı tedavi edilmezse, belirtiler daha da depreşebilir ve ciddi sorunlara yol açabilir.

اضْطُرَّ إِلَى اسْتِشَارَةِ طَبِيبِهِ لِأَنَّ جُرْحَهُ الْقَدِيمَ انْتَكَسَ.

Eski bir yarası depreştiği için doktoruna başvurmak zorunda kaldı.

يُمْكِنُ أَنْ تُعَاوِدَ الْمَشَاكِلُ الَّتِي تَبْدُو مَنْسِيَّةً الظُّهُورَ فِي لَحْظَةٍ غَيْرِ مُتَوَقَّعَةٍ.

Unutulmuş gibi görünen sorunlar, beklenmedik bir anda yeniden depreşebilir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler