deprem

دَمَّرَ زِلْزَالٌ عَنِيفٌ الْعَدِيدَ مِنَ الْمَبَانِي.

Şiddetli bir deprem birçok binayı yıktı.

أَثْنَاءَ الْهَزَّةِ الْأَرْضِيَّةِ، هَرَبَ النَّاسُ إِلَى الْخَارِجِ فِي حَالَةٍ مِنَ الذُّعْرِ.

Deprem sırasında insanlar panik içinde dışarı kaçtı.

شَعَرْنَا بِهَزَّةٍ خَفِيفَةٍ فِي اللَّيْلِ.

Gece hafif bir deprem hissettik.

Ayrıca: رَجْفَةٌ أَرْضِيَّةٌ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler